Pasif Bir Yatırımla Amerikan Yeşil Kartına Kavuşun

Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşamak, insanların birçoğunun rüyalarını süslüyor. Refah, özgürlük ve yüksek yaşam standartlarına sahip olan Birleşik Devletler, birçok insan için son derece cazip olsa da çok az kişi burada kalıcı olarak yaşama hayalini gerçekleştirebiliyor. Öğrenci ve çalışma vizelerini almak hem zor hem de yalnızca kısa süreli ikamete izin veriyor. Bir Amerikan vatandaşı ile evlenmek ise az sayıda şanslı insana nasip oluyor.

Neyse ki ABD’de yaşamak için bir seçenek daha var: EB-5 Göçmen Yatırımcı Programı. 1990 yılında ihdas edilen EB-5 programı, 30 yıldır kârlı inşaat projelerine fon sağlayan yatırımcılara ve ailelerine yeşil kart elde etme imkanı sunuyor. Sistem şöyle işliyor: Yabancı yatırımcı, EB-5 projesine belirli bir miktar para yatırıyor ve yatırımın başarılı olması durumunda eşi ve 21 yaşından küçük bekar çocukları ile birlikte ABD’de kalıcı oturum statüsü elde ediyor.

EB-5 programı kapsamında şimdiye kadar binlerce yatırımcı ve aile üyeleri Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etti. Bu program, diğer göçmenlik yöntemlerine göre genel olarak daha kolay ve hızlı bir seçenek. Yatırımcılar, bölgesel merkezler üzerinden yatırım yaptıklarında, sürece çok fazla dahil olmak zorunda kalmıyor. Diğer bir avantajı ise yatırımcının eşi ve çocuklarının da yeşil kart alabilmesi. Bu sayede, ailenin tümü Amerika Birleşik Devletleri’nde kalıcı oturum fırsatına kavuşuyor.

Göçmenlik İçin Kalıcı Çözüm

EB-5 programı, kalıcı oturum statüsü sağladığı için ABD’nin diğer göçmenlik programlarına göre daha avantajlı. Diğer çalışma vizeleri birkaç yıl ve hatta birkaç ay gibi kısa dönemler için veriliyor. Bu da Amerika Birleşik Devletleri’nde kalıcı olmak isteyenleri tatmin etmiyor. Örneğin, en çok rağbet gören H-1B vizesi genellikle üç yıllık bir süre için veriliyor ve en fazla bir kez uzatılabiliyor.

Aynı şey öğrenci vizeleri için de söz konusu. Öğrenci vizeleri, başvuran kişinin öğrenimi devam ettiği sürece geçerli. Mezun olan öğrenci ise Amerika Birleşik Devletleri’nde iş bulabilmek için kısıtlı bir süreye sahip oluyor. Eğer kendisine kefil olacak bir şirket bulur ve ardından H-1B çekilişini kazanırsa yalnızca kısa süre için ülkede kalmaya devam edebiliyor.

Yatırımcıların ABD’de iş kurarken kendi kendilerine kefil oldukları E-2 vizesi bile kalıcı oturum statüsü sağlamıyor. Bunun yerine, yatırımcının geldiği ülke ile ABD arasındaki mütekabiliyet anlaşmalarına göre izin verilen kalış süresi üç ay ile beş yıl arasında değişiyor. Bu vizenin yenilenmesi için başvuru sayısıyla ilgili bir kısıtlama olmasa da sürekli olarak vize yenileme zahmeti söz konusu. EB-5 yatırımcıları ise bu zahmete katlanmak zorunda kalmıyor.

E-2 vizesinin bir diğer dezavantajı ise eşlere herhangi bir Amerikan şirketinde çalışma izni verirken çocuklara vermemesi. EB-5 vizesi ise yatırımcılara ve belirli şartları taşıyarak yeşil kart alan tüm aile fertlerine tıpkı ABD vatandaşları gibi özgürce çalışma fırsatı sağlıyor.

Tek Bir Pasif Yatırım

EB-5, karmaşık bir program gibi görünebilir ama aslında diğer çalışma vizelerinden çok daha basit. Tek yapmanız gereken, yeterli miktarda yatırım sağlamak ve bu paranın meşru yollarla elde edildiğini kanıtlamak. Projenin hedeflenmiş istihdam alanı (TEA) statüsüne göre, bu miktar 900.000 ya da 1,8 milyon dolar. Bunun yanında, iki yıllık yatırım sürecinin ardından, söz konusu sermayenin 10 Amerikalı için tam zamanlı 10 yeni işyarattığını göstermeniz gerekiyor. Bunun ardından da yeşil kart almaya hak kazanıyorsunuz.

EB-5 yatırımcılarının önünde iki seçenek var: doğrudan ya da bölgesel merkezler üzerinden bir EB-5 yatırımı yapmak. Doğrudan yatırımlarda, fonların günlük yönetimiyle yakından ilgilenmeniz gerekiyor. Bu seçenek, işletme konusunda tecrübeli olan ve sermayesi üzerindeki kontrolünü sürdürmek isteyen yatırımcılar için ideal. Daha popüler olan bölgesel merkezler ise pasif bir yatırım yapmak ve ABD’nin farklı yerlerinde yaşamak isteyenler için en iyi seçim. Hatta ülkenin diğer ucundaki ve EB-5 projesine çok uzak bölgelerde bile yaşamaları mümkün.

EB-5 bölgesel merkez yatırımı, Amerika Birleşik Devletleri’nde gelecekleri için yatırım yaparken iş fırsatlarına açık olmak isteyenler için mükemmel bir yöntem. Çalışma vizelerinin çoğunda yalnızca kefil olan şirkette istihdam edilme şartı varken, EB-5 yatırımcıları diledikleri fırsatları kovalamak konusunda tamamen özgür.

Parası Olan Herkese Açık

Bazı ülkelerden EB-5 projesine yönelik talep diğerlerine göre daha fazla olsa da başvuru için ülkeler arasında ayrım gözetilmiyor. ABD vatandaşı olmayan herkes bu programa başvurabiliyor. Hatta Amerika Birleşik Devletleri Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri (USCIS) istatistiklerine göre daha önce bu programa Kuzey Koreli yatırımcılar bile başvurmuş.

Ayrıca, hangi ülkeden geliyor olurlarsa olsun, tüm EB-5 yatırımcıları aynı avantajlardan yararlanıyor. EB-5 için E-2 programında olduğu gibi ülkeler arasındaki ikili anlaşmalar etkili değil. Yani, E-2 programı kapsamında üç aylık vizeye sahip olan yatırımcılar bile EB-5 programı kapsamında kalıcı oturum statüsü elde edebilir.

Ancak yatırımcıların, meşru yollarla elde edilmiş900.000 ya da 1,8 milyon dolarlık sermayeye sahip olmaları şart. Bunun yanında, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde farklı bir vize ile kalmakta olan yatırımcıların akredite yatırımcı olmaları da gerekiyor. EB-5 yatırımcısı, akredite yatırımcı olabilmek için oturduğu ev hariç olmak üzere en az 1.000.000$ net servete sahip olmalı ya da son iki yıl için yılda en az 200.000$ (evliyse 300.000$) kazanmış olmalı.

Yani EB-5 programı, ABD’de kalıcı oturum statüsü elde edebilmenin en hızlı, özgür ve kolay yolu. Bu program yalnızca ABD’ye değil, hem kendinizin hem de ailenizin geleceğine yatırım yapmak anlamına da geliyor. Yalnızca bir adet pasif yatırım ile parlak bir gelecek sizi bekliyor.

Menü