EB-5 Göçmen Yatırımcı Programına Genel Bakış

EB-5 Göçmen Yatırımcı Programı, hem ABD ekonomisi hem de Amerika’da kalıcı oturum elde etmek isteyen yabancı yatırımcıların yararını gözetir. Program, Amerika’da yeni işletmeler kuran yabancı yatırımlar sayesinde yeni iş alanları açılmasını destekler.

Yabancı Yatırımcı Programının Teşekkülü

ABD Kongresi göçmenlik politikalarının düzenlenmesi ve Amerikan ekonomisinin canlandırılması amacıyla 1990 yılında EB-5 Programını ihdas etti. EB-5, başvuruları onaylanan kişilere verilen ve İngilizce “employment-based fifth preference” (istihdam temelli beşinci öncelikli) olarak adlandırılan bir vize türü.

Kongre, 1992’de yeni bir yatırım opsiyonu olan Bölgesel Merkez yatırımları ile EB-5 Programının kapsamını genişletti. Bölgesel merkezler, yabancı yatırımcıların ticari kuruluşlara yatırım yapmaları için kolay bir yöntem sunarken ekonomik büyümeyi destekliyor. Aynı zamanda da yabancı yatırımcıların vize alabilmek adına EB-5 şartlarını karşılamasını sağlıyor.

EB-5 Yabancı Yatırımcı Programı olarak adlandırılan her iki program, ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri Departmanı (USCIS) tarafından yönetiliyor.

EB-5 Göçmen Yatırımcı Programına İlginin Artması

Bu program kapsamında, yılda en fazla 100.000 adet EB-5 vizesi verilebiliyor. Ancak ilk yıllarda çok az sayıda vize verildi. Karmaşık ve uzun başvuru süreçleri, değişen finansal şartlar ve ret oranının yüksek olmasından dolayı program çok hızlı bir başlangıç yapmayı başaramadı.

USCIS 2005 yılında Yatırımcı ve Bölgesel Merkez Birimini geliştirdi ve hayata geçirdi. Daha iyi gözetim ve kurum içi koordinasyon sayesinde işlemlerin hızlandırılması ve başvuruları kabul oranlarının yükseltilmesi hedeflendi.

Bu çabalar sonuç verdi. 2005 yılında kalıcı oturum izni başvurularının yalnızca %62’si onaylanırken, 2012’de bu oran %94’ü buldu.

Kabul oranlarındaki bu artış, çok sayıda yabancı yatırımcıyı EB-5 vizesine başvurmaları için cesaretlendirdi. Örneğin, 2003 yılında yabancı yatırımcılar için yalnızca 64 EB-5 vizesi verilmişti. 2008’de bu sayı 1.300’e yükseldi. 2014’te ise 9.228 vize ile 10.000 vize kontenjanı neredeyse tamamen doldu.

EB-5 Programından Yararlanma Şartları

EB-5 Vizesinden yararlanabilmek için, yabancı yatırımcının 1.000.000$ yatırım yapması gerekiyor. Bu miktar, kırsal ya da yüksek (ülke ortalamasının 1,5 katı kadar) işsizlik oranının olduğu bölgelerde yatırım yapan başvurucular için 500.000$’a düşüyor.

Her bir yatırım için, en az 10 kişiye istihdam oluşturduğunu kanıtlayan belgelerin de sunulması zorunlu. Bu sayede, yabancı yatırımcıların Amerikan ekonomisine katkı yapma yetenekleri gözler önüne serilmiş oluyor.

Yatırımcılar EB-5 Programı ya da Bölgesel Merkez Programından birini seçebiliyor. EB-5 Programı kapsamında, yatırımcıların yeni bir ticari işletme kurması ve iki yıl boyunca en az 10 adet istihdam yaratması gerekiyor. Bu yöntemi genellikle başarılı bir işletme kurma şansı yüksek olan tecrübeli işletmeciler tercih ediyor.

Bölgesel merkez yatırımlarını tercih edenlerin de 10 adet istihdam yaratması zorunlu. Ancak yatırımı farklı bir kuruluş tarafından çalıştırılan bir işletmeye yaptığı için gündelik yönetim ve operasyon sorumluluklarından kurtulmuş oluyor.

Bölgesel Merkezlerin Özellikleri

Bölgesel merkez üzerinden yatırım programı, EB-5 Programından daha çok ilgi görüyor çünkü işletmeyi profesyonel bir yönetim üstleniyor. Yine de önerilen yatırımları yönetecek olan profesyonellerin geçmişteki performansları, finansal öngörüler ve projenin amaçları konusunda araştırma yapma sorumluluğu yatırımcılara ait.

Bölgesel merkezler, bulundukları bölgende ekonomik büyümeyi desteklemek için kurulmuşlardır. USCIS tarafından onaylanan bölgesel merkezlerin ekonomik büyümeye ve istihdama katkı sağlamaya yönelik planlarının detaylı şekilde belgelemeleri zorunludur.

Yatırımcılar, önerilen bir bölgesel merkez yatırımının USCIS tarafından onaylanmasının, projenin başarılı olacağı anlamına gelmediğinin ya da başarı için bir garanti teşkil etmediğinin farkında olmalıdır. Yatırımcıların, bölgesel merkezlerdeki yatırım fırsatlarının uygulanabilirliğini ya da risklerini tespit etmek için kendi araştırmalarını yapmaları zorunludur.

Bölgesel merkez seçeneğinin tercih edilmesinin bir diğer avantajı da istihdam yaratma konusunda daha esnek olmasıdır. Doğrudan yatırım yönteminde istihdamın tamamı bizzat işletmenin kendisi tarafından gerçekleştirilmelidir. Diğer yandan, bölgesel merkez yatırımının 10 adet yeni istihdamı dolaylı şekilde oluşturduğunu göstermesi yeterlidir.

EB-5 Başvuru Süreci

Aşağıda, yabancı yatırımcıların EB-5 başvurusu yaparken atması gereken adımlar yer almaktadır:

  1. Yatırımcı, doğrudan yatırım veya bölgesel merkez yatırımı yöntemlerinden birini tercih ederek fonları yatırmalıdır.
  2. Başvuru sahibi, Form I-256’yı (Yabancı Girişimci Göçmenlik Dilekçesi) teslim ederek, yatırım projesini anlatmalı ve yatırım fonlarının kaynağını USCIS nezdinde belgelemelidir.
  3. USCIS, yatırım fonlarının başvuru sahibi tarafından meşru yollarla elde edildiğini ve herhangi bir yükümlülüğe tâbi olmadığını denetler.
  4. USCIS, I-526 dilekçesini onaylar ya da reddeder.
  5. USCIS, I-526 dilekçesini onayladıktan sonra, Ulusal Vize Merkezine (NVC) gönderir.
  6. Başvuru sahibi yurtdışında yaşıyorsa, Form DS-260’yı (Göçmen Vizesi Elektronik Başvuru Formu) teslim etmelidir.
  7. Başvuru sahibi yurtdışında yaşıyorsa, ilgili ülkedeki Amerikan Konsolosluğu bu kişiyle ve ailesiyle mülakat yapar ve vize başvurusunun reddedilmesi için bir sebep olup olmadığına karar verir.
  8. Başvuru sahibi ABD’de yaşıyorsa Form I-485’i (Kalıcı Oturum Kaydı ya da Statü Tashihi Başvuru Formu) teslim eder.
  9. Vize başvurusu onaylanır ya da reddedilir.
  10. Başvuru onaylandığında, yatırımcı ve ailesi şartlı kalıcı oturum statüsü elde eder.
  11. Yatırımcı, Form I-829’u (Girişimci Tarafından Kalıcı Oturum Statüsündeki Şartların Kaldırılması İçin Verilen Dilekçe) teslim ederek en az 10 adet istihdam yaratıldığını belgeler.
  12. USCIS 10 yeni istihdam yaratıldığını onayladığında, yatırımcı ve çekirdek ailesi yeşil kart elde eder.

EB-5 Gömen Yatırımcı Programı, yabancı uyrukluların Amerika Birleşik Devletleri’nde kalıcı oturum statüsü elde etmesini ve Amerikan ekonomisinde kazan-kazan ilişkisine girmesini sağlamak bakımından ideal yöntemdir.

Menü