Ayrı Bir Avukat Tutmanın Önemi

Ayrı Bir Avukat Tutmanın Önemi

Hem yatırımcıların hem de bölgesel merkezlerin çıkarlarını korumak için her iki tarafın da EB-5 Programı sürecinde danışmanlık hizmeti almak amacıyla ayrı birer göçmenlik avukatı tutması önerilir. ABD’nin sermaye piyasası kurumu olan Securities and Exchange Commission (SEC), yakın bir zamanda program mevzuatına uymayan ve aralarında avukatların, proje geliştiricilerin ve bölgesel merkezlerin de olduğu tarafların faaliyetlerine karşı sert yaptırımlar uyguladı ve ayrı avukatlar tutulmasının önemine vurgu yaptı. Aşağıdaki makale, çift taraflı temsilin (bir avukatın her iki tarafı da temsil etmesinin) EB-5 sürecini nasıl olumsuz etkileyebileceği anlatılıyor.

Bölgesel merkezler ve menkul kıymet ihracatı yapan diğer kuruluşların yatırımcılarla muamelelerinde her türlü gerçeğe aykırı beyanda bulunmaları kesinlikle yasaklanmıştır. Gerçeğe aykırı beyan hem yanlış bilgi vermeyi hem de önemli bilgileri gizlemeyi içerir ve bu tür uygulamalara tevessül eden bölgesel merkezler, SEC tarafından ciddi yaptırımlarla karşı karşıya bırakılabilir. Çifte temsilin yarattığı çıkar çatışması gerçeğe aykırı beyana yol açabilir. Özellikle de müvekkillerinin çıkarlarını korumaya çalışan avukatların gerçekleri açıklamaması söz konusu olabilir.

Çifte temsilin muhtemel olumsuz sonuçlarını en aza indirmenin bir yöntemi, her bir yatırımcının çifte temsilde çıkar çatışması ihtimalini kabul ettiğini belirten bir feragatname imzalamasıdır. Bu EB-5 yatırımcıları için en iyi çözüm değildir ancak birçoğu İngilizcedeki hukuki terimler konusunda fazla bilgili olmadıklarından neyi kabul ettiklerini tam olarak anlamamaktadır. Eğer ortak avukatı, taraflardan birinin yanlış uygulamalara tevessül ettiğinin farkına varırsa, artık taraflardan hiçbirini temsil edemez ve iki tarafın başka avukatlar tarafından temsil edilmesi gerekir.

EB-5 sürecinde, her iki taraf da mevzuata tamamen uyuyor olsalar bile çifte temsilin devam etmesi durumunda yine de sorunlar çıkabilir. Zira yatırımcıların ve bölgesel merkezlerin amaçları her zaman birbiriyle uyuşmayabilir. Bu tür zorluklar yaratan durumlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

  • Bilgilerin açıklanması: Bir bölgesel merkez seçimi yapılmadan önce, göçmenlik avukatları müvekkilleri olan yatırımcılara gerektiği gibi tavsiyede bulunmak için çeşitli seçenekleri araştırmak zorundadır. Eğer araştırmayı yapacak olan avukat aynı zamanda bölgesel merkez tarafından tutulmuş ise yatırımcıların lehine olacak şekilde bilgileri açıklama sorumluluğuna sahip olmasına rağmen bölgesel merkezin aleyhine olacak bilgileri yatırımcıya açıklayamaz. Bilgilerin açıklanması ile ilgili bu çıkar çatışması, yatırım süreci boyunca da geçerlidir.
  • Takvimler: Yatırım fonlarının serbest bırakılması ve dilekçelerin teslimi için ideal takvim, yatırımcılar ve bölgesel merkezler için birbirinden farklıdır. Her iki tarafı aynı avukatın temsil etmesi durumunda, bu da çıkar çatışmasına yol açabilir. Çünkü tarafların çıkarları bu konuda çakışmamaktadır.
  • Fonların kötüye kullanılması: Her iki taraf aynı avukatla temsil edildiğinde, yatırımcı fonlarının bölgesel merkez tarafından herhangi bir şekilde kötüye kullanılması durumunda da çıkar çatışması ortaya çıkabilir. Bu yüzden, Amerikan Barolar Birliği (ABA) yatırım fonlarının kötüye kullanımıyla ilgili yasal süreçlerde avukatların her iki tarafı temsil etmesine izin verilmediğini özellikle belirtmiştir. Bu ihtimal EB-5 sürecinin ileri aşamalarından önce netleşmeyecektir. Dolayısıyla yatırımcıların ve bölgesel merkezlerin gelecekte ortaya çıkabilecek çıkar çatışmalarından ve programın ortasında avukat değişikliklerinin yol açabileceği muhtemel gecikmelerden kaçınmak için en başından ayrı avukatlar seçmeleri çok daha iyi olacaktır.

EB-5 yatırımcılarının ve bölgesel merkezlerinin farklı amaçlara sahip olmalarından dolayı, çifte temsil yoluna gitmek avukatlar da dahil olmak üzere ilgili tüm taraflar için riskli olabilir. Gelecekte, federal yasaların yabancı yatırımcıların çıkarlarını korumak adına EB-5 tarafları için çifte temsil opsiyonunu sona erdirmesi bile söz konusu olabilir.

Çıkar Çatışması ve Çifte Temsil

Avukatın taraflardan herhangi birinin çıkarlarını etkili şekilde temsil etme yeteneğini kısıtladığı her türlü durumda, çifte temsil ABA tarafından yasaklanmıştır. Bu yönergenin bazı istisnaları olmakla birlikte, bu istisnalar ancak her iki tarafın tamamen aynı olmasa da benzer çıkarlara sahip olduğu durumlar için söz konusudur. EB-5 programının tarafları için böyle bir durum geçerli olmadığı için çifte temsil yöntemi tavsiye edilmemektedir.

EB-5 sürecinde bir bölgesel merkez ile yatırımcı arasında çıkar çatışması ortaya çıktığında her iki tarafı temsil eden herhangi bir avukatın temsilden çekilmesi gerekir. Eğer yeni bir temsil için avukat bulunamazsa, taraflardan biri ya da her ikisinin uğradığı zararın karşılanması için avukatın finansal yükümlülük altına girmesi söz konusu olabilir. Çifte temsil sırasında etik dışı uygulamalara başvurulmuş olması durumunda başka hukuki yaptırımlar da uygulanabilir.

Tüm bu gerekçelerden dolayı, bir EB-5 yatırımının ilgili tüm taraflarının kendi uzman avukatını tutması kesinlikle tavsiye edilmektedir. Bir yatırımcının kendi avukatını tutması durumunda; avukatın bölgesel merkez hakkındaki bilgileri gerektiği gibi açıklaması mümkün hale gelecek, kredi anlaşmasında da başta kredinin geri ödenmesiyle ilgili şartlar olmak üzere yatırımcının çıkarlarına önem verilecektir. Diğer yandan, sadece bölgesel merkez tarafından tutulan avukat da projede gecikmelerin yaşanmaması için yatırım fonlarının takvime uygun şekilde serbest bırakılmasını sağlayacaktır. Ayrı ayrı avukatlar tutulması hem bölgesel merkezi hem yatırımcıyı hem de avukatları korumaktadır.

Görevi kötüye kullanmaya dair tek bir söylenti avukatların itibarını kolaylıkla zedeleyebilir. Buna ek olarak, bölgesel merkezin itibarı da çifte temsilden kaynaklanan hukuki sorunlardan olumsuz etkilenebilir. Bu yüzden, tüm tarafların iyiliği için ayrı ayrı avukatlar tutulması tavsiye edilmektedir.

Menü